Yurtdışında Araba Kiralamak

Tags

, , , , , , , , , , , , ,

kZRH9O38I7

Pek çok kişi için yurtdışında araba kullanmak bir tercih olmamakta. Bu çok da yanlış bir düşünce değil. Ancak özellikle gideceğiniz şehre ve seyahat güzergahınıza göre bu oldukça mantıklı bir seçim olabilir.

Biz Amerika ve Hırvatistan gezilerimizde araba kiralayarak gezdik. Her ikisinde de rotamız uzun mesafeler içeriyordu ve buraları geçmek için en uygun araç araba idi. Ancak İtalya gezimizde 4 şehir görmemize rağmen arabayı tercih etmedik çünkü şehirlerarası ulaşım trenle kolay ve ucuz bir şekilde yapılabiliyor.

Kendi tecrübelerimize göre seyahat edeceğiniz şehir(ler)e ve rotanıza göre araba kiralamak çok faydalı olabileceği gibi sorun da olabilir.

Öncelikle araba kirası başlı başına bütçeye yük olacaktır. Eğer grup olarak seyahat ediyorsanız, bu size şehirlerarası otobüs ya da trenden daha ucuza gelebilir. Ancak benzin masraflarını da dikkate almakta yarar var. Avrupa’daki benzin fiyatları bizdeki kadar olmasa da pahalı. Amerika’da ise sudan ucuz 🙂 Ayrıca park ve hız cezası yiyebileceğinizi de düşünerek bütçede bunun için de ufak bir yer ayırmakta fayda var.

Biz şimdiye kadar tüm araçlarımızı www.fastcarhire.co.uk adresinden yaptık. Hertz, Alamo, Dollar, Avis gibi araç kiralama şirketlerinin kendi sitelerinde çok daha pahalı. Uçak bileti için kullanılan web sitelerinin hemen hemen çoğu da araç kiralama için arama yapmanıza olanak sağlıyor.

Bu sitede öncelikle dil ve ülke seçeneğini seçtikten sonra aracı almak istediğiniz ve bırakmak istediğiniz noktayı seçiyorsunuz. Eğer gezinizin ilk gününden son gününe kadar araba ile gezmeyi planlıyorsanız havalimanından arabayı almanız daha mantıklı olacaktır. Çünkü şehre gidiş ve gelişleriniz de sizin için ek bir masraf olacağından bundan kurtulmuş olacaksınız.

Seyahatiniz 2 veya 3 kişilik olacaksa özellikle Avrupa’da küçük arabaları tercih edebilirsiniz. Hem sıkışmazsınız hem de bagajı yeterli olur. Ayrıca küçük araba = Az benzin parası 🙂 Ayrıca Avrupa’nın dar sokaklarında kocaman bir jiple gezmek çok mantıklı olmayacaktır. Biz Hırvatistan gezimizde en küçük sınıf arabalardan birisi olan Suzuki Splash kiralamıştık. 4 kişi olmamıza rağmen gezimiz sadece 4 gün olduğu için bagajı da yetti. En uzun yolumuz Zagreb – Mostar yolunu gece geçtiğimiz için de pek sıkıntı yaşamadık.

Ama gündüz ve havanın çok sıcak veya soğuk olduğu günlerde seyahat edecekseniz daha iyi bir araba kiralamaya özen gösterin. Özellikle bir haftadan uzun süreli kiralamalarda kiralama ücreti de çok fark etmiyor.

Aracı aldığınız ve bıraktığınız yer farklı şehirlerde ise genellikle Tek Yön Ücreti ödersiniz. Kiraladığınız yerde bu konuya dikkat edin. İster internnet isterse gittiğiniz yerde kiralayın, bunu net bir şekilde sorun. Ayrıca kiralama seçenekleri içerisinde dolu al-boş bırak seçeneği ile aracı tam dolu depo ile kiralayıp boş bir şekilde de bırakabilirsiniz. Tabi hiçbir zaman en boşta bırakmak mümkün olmuyor, açıkçası buna da pek dikkat edemiyorsunuz. Ayrıca depoyu boş aldığınızda doldurmanız size 50 €’ya mal olacaksa, kiralama şirketi bunu size 60 € olarak yansıtıyor. Bu seçenekten kaçınabilirsiniz.

Ek sürücü seçeneği ise eğer yanınızda sizden başka bir sürücü varsa kesinlikle tercih edilmelidir. Zira kaza, hastalık, yorgunluk gibi durumlarla ne zaman karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Ayrıca gezi arkadaşlarınız gibi siz de oraya gezmeye gidiyorsunuz. Tüm tatil boyunca tek başına direksiyon sallamak ve günün geri kalan kısmında sarhoş gibi gezmek istemezsiniz. Bu seçeneği alarak, 2. bir kişinin de aracı güvenli bir şekilde kullanabilmesini sağlayabilirsiniz.

GPS yurtdışında hayat kurtarır. 🙂 Hayatınızı olmasa da zamanınızı kurtaracağını size garanti edebilirim. Her ne kadar eski tip yol haritaları uzun yollarda her zaman daha güvenli gelse de bana, özellikle şehiriçinde çok kullanışlı oluyor. Tabi bir de otelin veya gideceğiniz başka bir mekanın adını yazıp doğrudan gidebilmek de işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.

Türk ehliyeti ile hem Avrupa’da hem de Amerika’da sorunsuz bir şekilde araba kiraladık. Kredi kartlarınızdan provizyon çekilebiliyor. Bu provizyonun kalkması bazen günler hatta haftalar alabiliyor. O yüzden limitinizi ayarlamaya dikkat edin.

Araba kiralamanın diğer güzel bir yanı ise hareket kabiliyetinizin artması. Bu sayede otellerinizi şehirden biraz daha uzakta tutabilirsiniz. Şehirden uzak olan otellerde merkezdekilere göre daha ucuz olacaktır. Böylece araba kirasına verdiğiniz paranın bir kısmını uygun ücretleri otellerle karşılayabilirsiniz. Ancak otopark ve benzin ücretleri bu farkı size asla hissettirmeyecektir 🙂

Eğer kiralama işleminizi internetten hallettiyseniz, size gönderilen onay e-postasının bir çıktısını alarak havalimanındaki “Rental Cars” tabelalarını izleyerek kiralama firmasının olduğu yere gidebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken konu, kiralamayı yapan kişi ile bu kişiye ait kredi kartının ibraz edilmesi gerekmekte. Dolayısıyla aracı kiralayan kişinin kendi adına bir kredi kartı ve bu kredi kartında yeterli bakiyesinin olmasına dikkat ediniz. Kiralık aracı teslim alma işleminiz, bulunduğunuz havalimanındaki yoğunluğa göre 10 dakika da sürebilir 1 saatten fazla da.

Sonuç olarak, gezeceğiniz yerler arasında iyi bir ulaşım imkanı varsa (tren, otobüs v.s.) varsa bu seçenekleri her zaman ilk sırada tutun ve araba kiralamaktan kaçının. Şehiriçi ulaşımda da otobüs kullanmak ve hatta yürümek hem şehri ve insanları tanımak için daha iyi bir fırsat hem de daha ekonomiktir.

Ancak Amerika gibi tren veya otobüs taşımacılığın pek yaygın olmadığı bir ülkede veya Avrupa’nın birkaç ülkesini 10-15 gün içinde görmek gibi bir planınız varsa araba kiralamak sizin için en iyi seçenek olacaktır.

Advertisements

Nasıl Ucuz Uçak Bileti Bulabilirim?

Tags

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

3639-flight-800x600

Çevremdekiler gezi işlerini nasıl planladığımı sorup duruyorlar. İnternetin elimizin altında olması her zaman yeterli değil, onu nasıl kullanacağımızı da iyi bilirsek aslında her şey çok kolay.

Bu yazıda kendi tecrübelerimle uçak biletlerini nasıl aldığımı anlatacağım. Bu Amerika’yı yeniden keşfetmek değil elbette. Artık daha çok kişi uçakla uçuyor ve bu aslında o kadar da zor bir iş değil. Ancak bazı ufak ipuçları sayesinde birçok seyahat bütçesinin önemli bir bölümünü oluşturan uçak biletlerini daha ucuza almak mümkün.

BİLETİ NE ZAMAN ALMALI?

Havayolu şirketleri uçuşlardan 1 sene öncesinde biletleri satışa çıkarmaktadır. Genelde mümkün olduğunca erken almak ucuz bilet bulmak için önemli bir yol. Ancak her zaman aylar öncesinden plan yapmak mümkün olmuyor. Dolayısıyla ilk yapmanız gereken, seyahat güzergahınızı belirlemişseniz aralıklarla bilet fiyatlarını kontrol etmeniz. Çünkü belirli dönemlerde yapılan kampanyalar ile çok iyi fırsatlar yakalayabilirsiniz.

Unutulmaması gereken bir diğer konu ise, uçak bileti fiyatları çok değişken. Çok değişkenden kastım dakikalar içinde fiyatlar aşağı-yukarı oynayabiliyor. Bu yüzden 1-2 günde nelerin değişeceğini kimse bilemez. Sizin için önemli olan uçak biletine ne kadar bütçe ayırdığınız.

Tabi kimse fazla para ödemek istemez. Ama Ankara * New York (İstanbul aktarmalı) gidiş dönüş uçak bileti fiyatının ne kadar olursa pahalı ne kadar olursa ucuz olduğunu nasıl bileceksiniz? Sizce 1.000 TL’ye gidiş-geliş bilet alınabilir mi yoksa 2.000 TL bu yolculuk için uygun mu? Bu zor bir soru. Fiyatları sürekli takip etmek, internetten kim kaç liraya bilet almış onu araştırmak herkesin yapmak isteyeceği bir şey değil. O yüzden aşağıdaki siteler size fiyat konusunda yardımcı olacaktır.

WEB SİTELERİ

Dediğim gibi artık hemen her şeyi internette bulabiliyoruz. Uçak biletleri de bir istisna değil. Birçok havayolu şirketinin uçuşlarını tarayan web siteleri işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.

SKYSCANNER ( www.skyscanner.com.tr )

Yapmanız gereken sadece kalkış ve varış yerlerini belirleyip gidiş ve dönüş tarihlerinizi belirlemek. Sistem size birkaç saniye içerisinde birçok havayolu şirketinin uçuşlarını sıralayacaktır. Size uygun bir uçuş bulduğunuzda, sizi farklı sitelere yönlendiriyor (bravofly, tripsta v.b.).

Eğer seyahat tarihleriniz esnekse, sitede gidiş dönüş tarihlerini tüm hafta/ay ve hatta yıl olarak seçebiliyorsunuz. Böylece gidiş veyta dönüş tarihinizi 1-2 gün ileri ya da geri belirleyerek fiyatları önemli ölçüde düşürebilmek mümkün. Özellikle yüksek sezonda seyahat edecekseniz, fiyatlar pek de değişmeyecektir.

Burada dikkat edilecek nokta, yönlendirilen siteler ödeme aşamasında kredi kartları ile yapılan ödemelerde ek ücret talep edebiliyor.

KAYAK ( www.kayak.com.tr )

Hem uçak hem de otel rezervasyonu yaptırabileceğiniz bu siteyi de güvenle kullanabilirsiniz. Buradan istediğiniz bileti bulduğunuzda yine skyscanner’daki gibi sizi diğer sitelere yönlendiriliyorsunuz.

EXPEDIA ( www.expedia.com )

Özellikle Amerika’da kullanılan bu site sadece uçak değil ayrıca paket turlar, araba kiralaması ve otel rezervasyonları için de oldukça kapsamlı bir site. Benim en sevdiğim özelliği çoklu uçuşlar için uçak bileti araması yapabilmeniz. Örneğin, seyahatlerinizde ara uçuşlar olacaksa her istikameti ayrı ayrı uçuş planınıza eklerseniz size tamamı için bir sonuç çıkarabiliyor. Her seyahat için uygun olmasa da toplam uçak bileti maliyeti açısından fikir verdiği için oldukça kullanışlı.

MOMONDO ( www.momondo.com.tr )

Diğer uçak bileti arama siteleri gibi buradan da istediğiniz güzergahlardaki pek çok havayolu şirketinin uçuşlarını bulmak mümkün. Uçuş süresi/fiyat oranına göre size makul biletleri gösteriyor.

EE PEKİ SONRA?

Arama sitelerinden birkaçından aynı tarihlerdeki fiyatları görüntüledikten sonra her zaman firmaların kendi sitelerini de kontrol etmekte fayda var. Hem ek ücret ödemek zorunda kalmazsınız hem de bazen fiyatlar havayolu şirketlerinin kendi sitelerinde daha uygun olabiliyor.

Havayolu şirketlerinin e-posta haberlerine ve mil programlarına katılmak önemli fırsatlar yakalamak için çok iyi bir yol. Gelen kutularımıza düşen onca gereksiz e-postanın yanı sıra birkaç tane daha gelse çok bir sorun olmaz. Ama kim bilir, belki bu sayede çok ucuza seyahat edebilirsiniz.

Güzergah belirlendi, tarih kesinleşti. Eğer bilet fiyatı bütçenize uygunsa çok fazla vakit geçirmeden biletinizi alın. Daha da ucuzlar diye bekleyip fazla ödeme riskiniz her zaman var. Ayrıca, bunun bir tatil olduğunu unutmayın. Para seyahatin önemli bir parçası olsa da asıl heyecanı yitirmemek için parayı asla ama asla gezinin merkezine koymayın. Biletinizi aldıktan sonra heyecan bir aşama daha artacak ve uğraşmanız gereken başka konular olacaktır.

Sıkıcı Günler

Tags

, , , , , , , , , ,

İşler yoğun ve tatsız. Eski gezilerin fotoğrafları ve videolarıyla avunulan günleri yaşıyoruz. Sıradan geçen günler içerisinde, hayatın anlamını aramak gibi boşuna uğraşlar içerisindeyim çoğu zaman. Değişmeyen tek şey benim için, hayal kurmak.

Her gün aksatmadan yaptığım diğer bir şeyse, telefonumdaki bir sonraki geziyi gösteren geri sayım sayacı. 164. Sanki dün gibiydi, biletleri aldığımızda yaklaşık 280 gün vardı. Şimdi altı aydan kısa bir süre kaldı. Rotamız uzak, hatta çok uzak. Amerika.

Eğer bir aksilik çıkmazsa 6 Ekim – 22 Ekim 2013 tarihleri arasında ben, Sevil, Bitto ve Metin Amerika’ya gideceğiz. Önce New York, sonra Los Angeles, Las Vegas, San Diego, Grand Canyon ve San Francisco. Ufaktan planlar yapılmaya, rotalar belirlenmeye başlandı bile. Ama bakalım, o günlere yaklaştıkça birçok şey değişebilir.

Bu aralar mesaimin önemli bir kısmını İtalya’nın şaraplarıyla ünlü Toskana bölgesindeki ev fiyatlarını araştırmakla geçiriyorum. Yok yok, ne lotodan para çıktı ne de traktörün pulluğu bir küp altına takıldı. Benimkisi hayal. Bazen heyecanlandırıyor, bazen de o kadar ulaşılamayacak gibi geliyor ki, üzülüyorum. Yine de hayal etmek güzel.

Bir Avuca Nasıl Sığar Dünya?

Tags

, , , , , , , ,

Bir sevgili kalbe nasıl sığarsa…

Çok da zor olmasa gerek. Biraz hayal, biraz cesaret ve tabi biraz da çaba sarf etmeli. Eğer bir şeyi hayal etmiyorsanız, ona ulaşmak için çaba sarf etmiyorsanız ya da istekleriniz için başka şeylerden fedakarlık yapamıyorsanız, küçük bir kasabayı bile avuçlarınıza alamazsınız.

Biz gezmeyi seviyoruz. Böyle söyleyince, para sorunu olmayan, çok rahat bir ailede yetişmiş, sırtında çantası 40 tane ülke gezmiş gibi görünebiliriz. Öyle değiliz. Şimdiye kadar da öyle aman aman gezmedik. Ama biz çok gezdik demiyoruz ki zaten, gezmeyi seviyoruz dedik 🙂 Hem kim sevmez ki gezmeyi? Bu sorunun cevabı “evet” gibi gözükse de, gerçekten “seven” insan bunun için daha çok fedakarlıkta bulunur. Ve sonucunda da o koskocaman dünyayı bir avucuna sığdırabilir.

Hayatı basit yaşamayı seven biz, gezdiğimiz gördüğümüz yerler hakkında edindiğimiz bilgi ve tecrübeleri başkalarıyla da paylaşmak istiyoruz. Bazen küçük bir ipucu bazen de ufak bir bilgi başkası için hayat kurtarıcı olabilir. Bu yüzden elimizden geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalışacağız.

Umarız bu blog buralarda kalmaz. Yaşadıklarımızı sizlerle paylaşırken bizler ve ileride çocuklarımız için de bir anı defteri niteliği taşır.

Görüşmek üzere!